Tasarım Notları

Nasıl Font Seçilir?  
Hangi fontu kullanmalıyım? Tasarım için en uygun font hangisi soruları sürekli sorulur.  Bazı alanlarda font seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini kısaca açıklayabiliriz. Font seçimini iki ana kurala bağlayabiliriz. 1- Tipografinin sesini dinle 2- Tipografik mesajı kullan Gözlerini aç ve dinle. Jan White, Editing By Design kitabının editörünün sözü: Gözlerini aç ve dinle. Gerçekten bir font seçimi için yapılabilecek en iyi şey. “Font, konuşmanın görünür halidir, tüm nüansları, tonlamaları, vurguları, hatta lehçeleriyle. Bu insanlığın en muhteşem varlığıdır.”
Peki bir fontu nasıl dinleyeceğiz :
1. Canlı mı Cansız mı? Mesaj insancıl mı yoksa bir mekanik ses mi? Keskin hatlı konular, ya da insandışı karakterleri cinsiyetsiz olarak tanımlayabiliriz. Bunlar da sans-serif fontlar olabilir. Daha insancıl sesler için serif fontlar daha iyi olabilir.
2.Sert mi Yumuşak mı? Mesajın duygusu nedir? Nereye ulaşmak istiyorsunuz? Bir bebeğe seslenirkenki kullandığınız ses tonuyla tehlikeli durumlarda konuşmuyorsunuz değil mi? Acil önemli bir mesaj mı var? Kızgın, üzgün, mutlu, yorgun? Nedir?
3. Kim seslendiriyor? ve Kime Sesleniyor? Mesajınıza bir ses ekleyin. Mesajı sizin için kim seslendirirdi? Bu kişiler hangi font olabilirlerdi?
4. Yer ve Zaman? Tarih, yer, atmosfer, sesler hepsi karakterin görünümünü etkiler.
5. ve Fontun Duruşu Nasıl? Eğer font, kendisini size öneremediyse, tutumu, duruşu yapabilir. Hızlı koşuyor gibi? Ya da kayıyor gibi? Ya da dikkat çekici? Italic fontlar hareket ediyor gibi görünür örneğin, ya da yana fısıldıyor gibi. Fontu duruşuna göre ne ifade ettiğine dikkat edin.
ve sonuç olarak Test Edin.
Sonuçta kişisel bir konudur sanat. O yüzden sizin algıladıklarınızla herkes aynı şeyi algılayamıyor olabilir. O yüzden her tasarımda yaptığımız gibi, başkaları üzerindeki etkisini test etmekte fayda var.
Son olarak artık, projenizdeki en önemli tipografik bölümü alın ya da iki bölümü…
6 ya da daha fazla farklı fontu deneyin.
Sonra karşıdan bakın. Artık başka soru kalmayacaktır sanırım.

Font
Denge  
Tasarımda denge önemli bir konudur. Bir afiş, kartvizit ya da herhangi bir tasarım içeren öğeye bakalım. Baktığımızda eğer tam bir dengeyi hissedemezsek tasarımdan tam mesajı alamayız.
Genellikle tasarımda dengeyi bulmaya çalışırız, bu içgüdüsel bir yaklaşımdır. Ama her zaman dengeli, kurallara uygun bir çalışma yapmamız da şart değildir. Bazen kuralların tam zıttına giderek yine istediğimiz fikri karşı tarafa aktarabiliriz. Tabii bu dengesizlik de yine kendi içinde doğru şekilde kullanılmalıdır. Baştan savma bir çalışma ile “farklılık yaratıyorum” hissi verilemez.
Denge, kullanılan öğelere bakıldığında bu görselleri karşılaştırdığımızda fiziksel yapı olarak (ağırlık, kontrast vb)bir eşitlik fikrinin oluşması durumudur. Bu hizalamalar da nesnelerin ağırlıklarıyla ilişkili olarak bir kompozisyon içinde olması gerekir.
Tasarımda denge iki türde olabilir : – simetrik denge – asimetrik denge
Simetrik Denge : Simetrik denge kompozisyonda objelerin ağırlıkların bir merkezde yatay ve dikey eksende eşit olarak dağılmış olması durumudur. Yatay veya dikey eksende kompozisyonu ikiye bölerseniz, her iki tarafta da aynı nesnelerin olması gerekir. Bir de yaklaşık simetri vardır. Onda da yatay veya dikey eksende böldüğümüz zaman ağırlık olarak eşitlik hissi yaratmasına rağmen farklı objeler vardır.
Asimetrik Denge : Asimetrik dengede ise yatay ya da dikey eksende böldüğünüzde iki tarafta da aynı ağırlıkta objeler yoktur. Bir tarafta ağırlık olarak daha yoğun objeler olmasına rağmen diğer tarafta genelde oldukça küçük ama baskın bir form vardır.

Nasıl Font Seçilir
Boşluk
Boşluk (Espas), grafik tasarımda hayati bir önem taşır. Anahtar nokta şudur : Tasarımda öğeler arasında yeterli boşluk bırakılır ki göz nereye gideceğini bilsin ve bir süre dinlenme payı verilsin.
Bu boşlukları marginlerde, paragraf boşluklarında, satır aralarında ya da yazı ve grafikler arasındaki boşluklarda kontrol edebilirsiniz.
Boşluklar da diğer elementler gibi tasarımda bir yer kaplar. Bu yüzden tasarımı bütün olarak düşündüğümüzde boşluklar arasındaki ilişkiyi de iyi değerlendirmeli, kullandığımız elementlerin oranlarını ne kadar düşünüyorsak, boşluklar arasındaki oranları da düşünmeliyiz.
Ressamların her alanı doldurmak gibi bir kaygıları vardır. Ama grafik tasarımda böyle değildir. Aksine grafik tasarımda boşluklar elementler arasında bir bağlantı kurmaya yardımcı olduğu gibi, çok fazla boşluk bırakılması da birşeye çok fazla önem verilmesini sağlayabilir. Üstelik takip etmeyi ve algılamayı da kolaylaştıracaktır. Grafik tasarım ile resim sanatını birbirinden ayıran en önemli özellik budur.
Boşluk aynı zamanda yazıların da okunabilirliğini artırır.İki tür boşluk vardır : Pozitif ve Negatif.
Negatif alan, konunun nesnenin etrafındaki boşluklardır.
Pozitif alan ise nesnenin biçimin kapladığı alan, boşluktur.
Bir sanatçı negatif alan içinde şekilleri kasıtlı oluşturmak için pozitif alanlar yaratabilir. Örneğin Rubin’in vazosunda pozitif alan vazo görünümündedir. Vazo etrafını çevreleyen alanı incelediğimizde , birbirine bakan iki yüz görebiiriz. Negatif alanın iyi kullanımı bir silüeti üretir.
Bu alanlar yalnızca grafik tasarımla sınırlı değildir. Fotoğrafçılık, resim, heykel gibi birçok alanda da anlatım unsurudur.

Nasıl Font Seçilir 2
Logo Tasarımında Negatif – Pozitif Alan kullanımı  
Örneğin negatif alanlar ile ilgili örnek gösterilebilecek dünyanın en çok bilinen FedEx in logosu vardır. E ve X harfleri arasındaki boşluk bir ok oluşturmuştur ve bu bilinçaltına bir hareket, hız, şirketin dinamikliği aşılanmıştır. Bu oku görenler için harika ama görmeyenler için bile bu yine de güçlü bir logo.

Yine Wolkswagen reklamında kullanılan negatif pozitif alanda da mesajın alıcı için daha önemli olmasını sağlamış ve oldukça dikkat çekici hale getirmiş.
Nasıl Font Seçilir 3
Ritim
Ritim bir elementin birbirini tekrar etmesiyle oluşan dokudur. Tekrar bu elementin, varyasyonları(büyüklük, pozisyon, şekil olarak değişimleri) olabilir.
Ritmin üç kuralı vardır : dönüşüm(alternation, birbirinin yerini alma), tekrar ve tempodur.
Ritm yalnızca grafik tasarımda değil, birçok sanat dalında da mevcuttur. Örneğin müzikte, sesler bir araya gelerek ve tekrarlayarak bir doku oluştururlar. Ritm yalnızca gözle değil dokunma ve duyma ile de algılanabilir. Hatta sağır insanların bile ses ile birlikte kendi vücutlarında oluşan titreşimle ritmi hissettikleri bilinir.

Nasıl Font Seçilir 4
Bir tren rayında, adım seslerinde, saat tik tak seslerinde kendi ritimlerini yaratırlar. Görsel olarak düşündüğümüzde de bir çizginin boşlukla, kalın çizginin ince çizgiyle, mavi çizginin kırmızı çizgiyle yer değiştirmesi gibi örnekler verilebilir.
Tekrarın insan üzerinde çoğaltıcı bir etkisi vardır. Diyalektiğin “niceliğin niteliğe dönüşümü ilkesine uygun olarak, tekrar eden öğeler tek başlarına kendilerinde olmayan bir nitelik ve güç kazanırlar. Kalfagil, uygun adım yürüyen askerlerin köprüyü yıkan bir rezonans yaratmasının, tekrar eden şeylerin beynimizde yarattığı etkiyi açıklayabileceğini dile getirmiştir. Diğer taraftan düzenli tekrarın belirsizliği yok etmesi dolayısıyla rahatlatıcı bir etkisi olduğu da söylenebilir. Belki de ritmin canlılar üzerindeki olumlu etkisi budur.
Ritmin düzen duygusundan oluşur. Görsel kompozisyon da öyle. Ve düzen kendimizi güvende hissetmek için ihtiyaç duyduğumuz birşeydir. Bir sonra ne olacağını bilmek bizi rahatlatır.
Dönüşüm, birbirinin yerini alma, iki ya da daha çok öğenin birbiriyle yer değiştirmesini ifade eder. Bir davula yapılan her vuruşu bir sessizlik takip eder ve ritmin oluşması için birinci kural yerine gelmiş olur. Güçlü vuruşu takip eden zayıf vuruş ya da farklı sesler çıkaran davulun ortası ve kenarına vuruş gibi çeşitlemeler de benzer bir amaca hizmet ederler. Değişim içermeyen düz bir ses ritim duygusu yaratmaz.

Nasıl Font Seçilir 5

Ritmi oluşturan ikinci temel unsur tekrardır. Eğer yer değiştirme tekrarlanmazsa ritim ortaya çıkmaz. Tekrarın bir düzen duygusu oluşturabilecek kadar, en az birkaç kere sürmesi gerekir.  Başka bir deyişle tekrarın bir tesadüf değil kural olduğunun teyid edilmesi gerekir.
Ritmin üçüncü unsuru tempodur. Ritmle karıştırılabilen bu kavram aslında ritmin tekrar ve değişim sıklığını ifade eder. Sıklık fazlaysa tempo yüksek, seyrekse düşüktür. Örneğin bir şarkıda arka arkaya gelen notalar sıksa hızlı, uzunsa yavaş ritmden sözedilebilir. Ritmin hissedilebilmesi için, temponun anlaşılmasını olanaksız kılacak kadar yavaş ya da hızlı olmaması gerekir.

Nasıl Font Seçilir
Ritm türleri :

Düzenli Ritm, Akıcı Ritm, Gelişen Ritm ve Raslantısal Ritm olmak üzere 4 tanedir.
Düzenli Ritm : tek düzelik vardır. Yer değiştirerek tekrar eden öğelerde bir değişiklik olmaz. Muntzam vurgulardan ibarettir ama çok uzatılırsa sıkıcı olabilr. Piyanoda aynı notaya basmak gibi… bu oluumsuz etkiden popart sanatçıları bir protesto biçimi olarak yararlanmışlardır. Nihayetinde bu elemanla tüm alanı doldurduğunuzda elde edilecek şey desendir.
Akıcı Ritm : Tekrar eden dalgalı karakterli öğelerden oluşur. Öğeler arasında organik yumuşak geçişler vardır. Deniz dalgaları gibi…
Gelişen Ritm : her tekrarda motifte bir değişim sözkonusudur. Bu değişim bir öncekiyle bağlantılıdır, onun üzerine eklenmiştir ve bir gelişim çizgisi içerir. Örneğin başlangıç motifi gittikçe büyüyebilir, küçülebilir, şekil ve renk değişebilir.
Raslantısal Ritm : çok sayıda öğenin kuralsızmış gibi görünen bir dağılımı sözkonusudur. Yere dökülmüş yapraklar, yıldızlar, bir yere doğru giden insan kalabalığı gibi… Biz bu ritmlere bakarak içimizdeki müziği onlara aktarırız.

Tasarım Notları
1 5

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*